Bana Evde Kalmış Deme!

FriendFeed'de Paylaş | Facebook'ta Paylaş | Twitter'da Paylaş

27 Temmuz 2014 | Kategori: Evlilik, Yaşam

Sponsorlu Bağlantılar

Evde kalmak diye bir şey var mı? Bilmiyorum ama yoksa bile bizim milletin uydurduğu bir kavram. Özellikle Anadolu’da bir hakaret şekli olarak algılanıyor. Güzel başarılı bir kadın o saate kadar kimsenin görmediği göremeyeceği kısmetleri elinin tersi ile itse bile, vakti gelip çalar saat çaldığında artık kadının zamanla, bir taraftan da toplumla kavgası başlıyor.

Evde kalmak tüm kadınların korkulu rüyası, daha doğrusu bu sıfatı almak sinirlerini bozuyor. Çünkü bu sıfat öyle iletki, ne kadar güzel başarılı olursanız olun yirmili yılların son evrelerinde, bu sıfatla etiketlenmeye başlıyorsunuz. Hele birde otuz dediyseniz yandınız. “Ne de güzeldi o bile evde kaldı. Çok okuyan koca bulamıyor. Yaş ilerleyince seçici oluyor insan.” gibi bir sürü lakırdılar edilmeye başlanılır. En yakınlarınız size acıyarak bakar. Yuva kuramadığınız ima edilir. Hiçbir düğüne gönül rahatlığı ile gidemezsiniz çünkü koca arıyor diye adınız çıkar. Küçük bir yerde yaşıyorsanız. Sizi baş göz edecek acık göz bir teyze, hala muhakkak vardır. Asıl işi zor olan büyük şehrin kadınları içindir.

Bu kadınlar burunlarından kıl aldırmaz. Aslında hayatlarından memnun gibi görünürler. Özel hayatı düzene koyamadıkça işe yoğunlaşırlar. Evlilikle ilgili yapılamayan planlar, kariyeri hizaya getirir. Ama kabul etmek lazım, iş yerinde en çok korkulanda bu tür kadınlardır. Kimse bunlarla çalışmak istemez. Birde bu kadınlar patronsa, arkalarından yapılan geyikler işten eve yol olur. Sürekli bu mahalle baskısını üzerinde hisseden kadın, gittikçe sinirli olur. Bir zaman sonra bu imaları işitmemek için insanlarla iletişimi asgari düzeye indirir, sonra bir bakmışsınız asosyal olmuş. Sadece kendi gibi insanlarla görüşür, onlarla dışarda buluşur hale gelmiş. Tabi ki buda koca bulma ihtimalini git gide aşağı çeker. Çünkü kelin merhemi olsa başına sürer.

Evde kaldın imaları, annenin kısmet açtırma turları bu kadınları baba evinde de koparır. Evlenmeden bir yolunu bulup yalnız yaşamaya başlarlar. Yeni yaşayacağı yerde de meraklı gözler olur ama daha rahattır çünkü annesinin kahve arkadaşları olmadığı için bu meraklılar daha rahat susturulur. Çevreyle yapılan bu çetin mücadele iyice sinir bozar ve fazlası ile yorar. Ya kadın iyice kendi kabuğuna çekilir yada kendini aklamak için önüne gelen ilk kişi ile evlenir ve onun mutsuzluğu ile herkes susar.



Yorum Yapın



Bumerang - Yazarkafe