Küçük Dokunuşlar Büyük Mucizelere Dönüşsün

FriendFeed'de Paylaş | Facebook'ta Paylaş | Twitter'da Paylaş

30 Haziran 2014 | Kategori: Yaşam

Sponsorlu Bağlantılar

Ev hanımısınız her gününüz bir öncekinin aynısı, bu sizi oldukça sıktı. Bu sıkıntıda psikolojik nedenli kronik bir yorgunluğa dönüştü. Hadi hanımlar, küçük dokunuşlarla günümüzü cidden aydın hale getirelim. Nasıl mı? Sabahları birbirimize söylediğimiz GÜNAYDIN sözünü anlamlandıralım.

İlk kural; sabah 9 dan önce, bu gün benim diyerek yataktan kalkın. Yüzünüzü soğuk suyla yıkayıp perdelerinizi aralayın, camınızı acın yüzünüze sabah vursun, günü hissedin içinizde ve tekrarlayın kendinize” bu gün benim, bu gün kendim için küçük mucizeler yaratacağım” deyin.

İkinci kural; kendinize hafif ama özenli bir kahvaltı hazırlayın. Mümkünse bunu balkonunuzda yapın yazın geldiğini içiniz hissetsin ve kış uykusundan uyansın. Kahvaltıyı uzatabildiğiniz kadar uzatın. Masadan kalkmadan sesini duymaktan en çok hoşlandığınız kişinin sesini duyun. Sizin için ne kadar özel olduğunu hissettirin. Çünkü o ne kadar özelse sizde onun kadar özelsinizdir. Bu hareket sizin de ne kadar özel olduğunuzu hatırlamanıza yardım eder.

Üçüncü Kural;  Masayı öylece bırakın. Kendinizi çok rahat ve güzel hissedeceğiniz bir kıyafet giyin, saçınıza rahat bir topuz yapın, sizi şımartacak bir ruj sürün.

Dördüncü Kural; Evin en güzelyerini seçip, en şık fincanınızla güzel, mis kokulu bir kahve için. Hatta yanında bir çikolata kaçamağı bile yapabilirsiniz.

Ne kadar basit şeyler değil mi? Para dökmeden, evinizden hiç çıkmadan sadece kendinizle ilgilenerek yapabileceğiniz minik dokunuşlarla yapılacak büyük mucizeler. Aslında bu hayatın her anı için geçerli farkındalık yaratmak yani keyif alarak yaşamak.  Bulaşıklarınızı yüksek sesli bir müziğe eşlik ederek makinaya yerleştirmeyi denediniz mi? Evi villada ile silerken villadanın sapını arada mikrofon yapıp ciğerlerinizi yakacak şekilde bağırarak melodi tuttunuz mu? Akşam yemeğini iç karartıcı haberler yerine, dinlendirici sizin muhabbetinize engel olamayacak bir müzikle yediniz mi? Eşinizden çiçek beklemek yerine masaya kendi elinizle topladığınız çiçekleri koyup senin için dediniz mi? Her gün hazırladığınız kahvaltı, akşam yemekleri bundan öncede vardı bundan sonrada olacak. Neden senfoniye dönüşmesin. Hayat kısa belki yarın okurum dediğiniz kitabı bir daha hiç elinize alamayacaksınız.

Aslında olayın sırrı içinize bir yolculuk yapmak. Sorunlarınızı, o sorunları yaratanları bir tarafa itip, onları değil kendinizi sizin için önemli olan kişileri öncelikli yapmak. Kimseyi değiştiremezsiniz fakat kendi alışkanlıklarınızı değiştirebilirsiniz. Kendinizlede çatışmayın. Çünkü çatışmayı kimle yada neyle yaparsanız sorun git gide büyür. Aslında hayat küçücük şeylerin eklene eklene büyüdüğü bir var oluştur. Siz o ekleme yerlerini kendiniz için en huzur verici şeylerle tamamlayın.  Hayatınızda ki her şeyi eğlenceye dönüştürün, her şeyi bir kutlama sizin için bir armağan gibi sunun. Gerçekte de kalan ömrümüz biz için bir armağan değil mi.  Böylelikle dertler küçülsün hayat bile sizin enerjiniz karşısında bir müddet sonra insafa gelecektir. Osho’ nun da dediği gibi “bir mum yakabilirsin ve karanlık kendiliğinden kaybolur”

Emine Açıcı



Yorum Yapın



Bumerang - Yazarkafe