Kadınların Ayakkabı Tutkusu

Neredeyse tüm kadınların tutkusudur ayakkabı. Alışveriş merkezlerinde, ayakkabı vitrinine yapışmış bir sürü kadın görürsünüz. Aslında vitrinin önünde beklenilen süre ayakkabı tercihi için değildir. Çünkü kadın vitrine ilk göz attığında birine âşık olmuştur. O esnada ayakkabıyı alabilmenin vicdani ve mali muhasebesini yapıyordur. Ve kadın kendisini akladıktan sonra sevgilisi ile buluşur. Bu tutku giderek bağımlılığa dönüşür. Kadın artık ayakkabı almaktan kendini alamıyorsa, bir şekilde iç sesini bastırıp almadığında gözüne uyku girmiyorsa kadın bağımlı olmuş demektir.

kadin ayakkabi

Bu bağımlılığın şiddeti 30 lu yaşlarda zirveye oturur. Çünkü kadın artık kendi parasını kazanıyordur ve bu yaşa kadar haçlığı ile ancak pohpohlayabildiği tutkusunu maaşı ile şımartmak ister. Amaç arada geçirdiği yılların farkını kapatmaktır. Bu farkın bedeli kredi kartlarının uzayan ekstreleri olacaktır.

Psikolojik nedenler;

  • Yaşam Tasarım Merkezi kurucusu Ebru Demirhan baba faktörü ile ilişkilendiriyor. Aslında tüm bağımlılıkların altında eksik kurulmuş baba evlat bağının olduğunu düşünüyor. Burada bahsedilen kötü baba değil. Hayalde olan baba ile mevcuttun uymaması, boşlukların var olması. Tamamlanamayan baba ihtiyacı bağımlılığın şiddetini körüklüyor. Sıkıntılı zamanlarda kadınların alışveriş mağazalarına hücum ettiklerini hesaba katarsak aşırıya kaçan alışverişin, eksik kalan boşlukların doldurulması diyebiliriz. Buda Ebru Demirhan’ı haklı çıkarabilir.
  • Güzel ayakkabı giymek, kadın için, hemcinslerine karşı bir zaferdir. Hasımı, rakibi için meydan okumadır. Kadınların karşı cinsten çok hemcinslerinin kıskaç bakışlarını tercih ettiklerini hesaba katarsak, kadının kadına bende varım mesajıdır.
  • Kadının duruşunu değiştirir. Topuklu ayakkabı kadın için cinsiyetinin etiketidir. Etiket ne kadar pahalı ve şık olursa kendini o kadar değerli hisseder.
  • Ayakkabı kadına ait bir hazinedir. Bu nedenle gelinler en mutlu günlerinde ayakkabılarının altına en sevdikleri arkadaşlarını yazarlar. Ağaca mendil bağlamak gibidir. Çünkü ayakkabıları kadınlar için kutsaldır.
  • Topuklu ayakkabılar, toplumsal baskı gören; baba, abi, koca üçgeninde sürekli kıstırılan kadının kürsüsüdür.

Kapitalizmin kadını kullanması:

İnsanı insana rakip gösteren zihniyet. Kadını kadının karşısına koyar ve rakibi alt etmek için hep şık olunmalıdır. Şık olmakta topukların üzerinden geçer.

Erkekler sürekli kadının bu zaafını sorgular. Haksızda sayılmazlar ama kafa yormayı bırakmaları için bir kıyas yapmak istiyorum. Kadının ayakkabı tutkusu erkeğin maç tutkusu gibidir. Bir pozisyonu defalarca izleyip her seferinde başka yorum yapabilmesi gibidir. Kadında bir çift topuklu ayakkabı ile dünya kadar kıyafetini hayalinde bütünleştirir. Birçok rakibinin önüne geçer. Kadınları mükemmellik seviyesine zıplatan son hareket topuklu ayakkabıya sokulan ayaklardır. Sağ ayak, sol ayak ve kadın yukarda….

Yazar: Emine Genç

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.